19 Nisan 2010 Pazartesi

YERLERİ-GÖKLERİ SARSTI BU TOKAT

17 Ağustos deprem gecesi
Her kenti yokladı ölüm ecesi,
Uykuda can verdi on binlercesi;
Yaralılar inim inim inler, oy!
Yer-gök kulak vermiş hep ses dinler, oy!
***
Yalova, Çınarcık dalca büküldü
İzmit, Gölcük yaprak yaprak döküldü
Adapazarı’ysa kökten yıkıldı;
Düşeni kimseler kaldıramaz oy!
Boşalan damarı dolduramaz oy!

***
Sapanca, Bahçecik, Değirmendere
Felek sap etmemiş bir kör kesere
Yanıyor, kanıyor Körfez, Hereke;
Her taraf bir enkaz, kaldıran yok, oy!
Ölüler kokuyor, aldıran yok, oy!
***
Armutlu, Çiftlikköy, Altınova’da
Nice canlar vurgun yemiş yuvada
Kimi âhu zârda, kimi duâda;
Göç-göç yola dizilenler dönsün, oy!
Ocaklar sönmesin, yangın sönsün, oy!
***
Ulaşlı unutmuş takdim-tehiri,
Halıdere küp küp içmiş zehiri
Tek yumruk dağıtmış Eskişehir’i;
Kimden adres sorsam adres yitik, oy!
Ne su var, ne ekmek, ne de katık oy!
***
İstanbul yaralı, kanı durmuyor;
Bursa’yı, Bolu’yu kimse sormuyor,
Kime sorsam bunu hayra yormuyor;
Artçı depremlerin gelsin ardı oy!
Bu acı çok boğdu güzel yurdu, oy!
***
Komadadır Karamürsel, Derince
Hiçbir şey kalmamış yerli yerince
Kan ağlayan insanları görünce;
Yüreğim tutuşur, yıkılırım oy!
Çürük, bina gibi kaykılırım oy!
***
Düzce’nin Hendek’in saçı kırpılmış,
Köprüler yıkılmış, yollar çarpılmış;
Kamçılanan kara toprak çıldırmış;
Görkemli saraylar şimdi mezar, oy!
Bu yıkımda günler yüz yıl uzar, oy!
***
Rüzgârı uğramış Kocaeli’ye
Üç katlı yeşil ev dönmüş deliye,
Sahipsiz bebeği kimler beleye?
İnsanız, buna da dayanırız, oy!
Her sabah korkuyla uyanırız oy!
***
Bir daha geçemem ben o yollardan
Çığlık gelir tutunduğum dallardan
Feleğe kahrım yok, şekvam kullardan;
Kul olmayı bilemedik aman oy!
Bu gidişle hallerimiz duman, oy!
***
Kovandan boşanan arılar gibi,
Yerlere saçılan darılar gibi,
Kurtların kırdığı sürüler gibi,
Ölüyüz, diriyiz, yaralıyız oy!
Dünyamız karardı, karalıyız, oy!
***
Çocuklar, yaşlılar, kadın ve erkek
Giden gitmiş, kalan tavşandan ürkek,
Manzara çok feci, dayanmaz yürek;
Ölüm konser verir, biz dinleriz, oy!
Birisi sağ çıksa serinleriz, oy!
***
Kim ne bilsin kimler nasıl direnir;
Tırnakla, pençeyle yitik aranır...
Mekânlar mahşerdir, kim kimi tanır?
Sabır ver Allah’ım, üşüyoruz oy!
Yükselmek var iken düşüyoruz, oy!
***
Geceler kör kuyu, gündüzler bıçak
Umut boz-bulanık, dert salkım-saçak
Para yok bir dilim karpuz alacak;
Kuşlar tüylerini bırakıyor, oy!
Beynimizden sanki lâv akıyor, oy!
***


Dünya duymuş bu bölgeye akıyor,
Sorumlular, mazgallardan bakıyor
Bizi, bizden görünenler yakıyor;
Bu çöken gök müdür, bir dam mıdır, oy!
Gözü yaşarmayan adam mıdır, oy!
***
Mazlumların âhlarından dolayı,
KARAKOÇ, hak ettik biz bu belâyı
Takdir-i ilâhi yıktı sılayı
El ele vermezsek kırılırız, oy!
Çıkmaz sokaklarda yoruluruz, oy!

BAHAETTİN KARAKOÇ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder