3 Haziran 2010 Perşembe

ARKADAŞIM

Düşüncelerim karışık, ve beynim çatlayacak gibi,
Milyarların içinde yalnızım arkadaş.

Seni soruyorum Şu karanlıklara, nerelerdesin ?
Yoksa, sende mi boynunda kravatla protokollerdesin ?
Harcadılar mı seni,
Özdeşleştin mi yoksa tektip insanlarıyla düzenin ?

Öyle veya böyle, yoksun meydanlarında ülkemin.
Yoksun be arkadaşım; kıyısında bile bu gözyaşı denizinin.

Sen ki; Şu kurt dolu meydanların İbrahim’iydin,
Sen ki; Şu Nil nehrinin ötesinde,
Hani kuzuyu kapan kurdun sorumlusuydun.
Yani sen arkadaşım, sen yeryüzünde Allah'ın halifesiydin.
Ne oldu Şimdi sana, nerelerdesin ?

Hani sanatsal bir Şiir olsun diye söylemiyorum.
Vallahi arkadaşım ,yokluğuna yanıyor, yokluğuna ağlıyorum.

Biz bu diyarda seyrettik zulmün daniskasını,
Daha dün yaşadık
Sivas Cumhuriyet Mektebinin laik hokkabazlığını.


Söylesene, hangi kızıl güllerin cazibesine tutuldun,
Yoksa arkadaşım, hayalini mi kurdun herhangi bir koltuğun ?
Bu suskunluk, bu sessizlik sana göre olmamalıydı,
Yani Şu çağdaş zalimler, böyle omuzlarında göbek atmamalıydı.

Velhasıl arkadaşım, bir ben mürteciyim,
Bir ben gerici, çağdışı, bir ben radikal yobazım.
Öyle olsun be, Elhamdülillah... Ben böyle de mutluyum.
Hiç olmazsa putperest, çağdaş laik, yani zalim değilim.

Arkadaşım söyle be, kim bunlar,
Kaç kişiler, ve nereden geldiler ?
Gücü kaç paralık ki bunların, Ümmeti böyle mahvettiler ?
Hangi kızların örtüsüne saldırıyor,
Fahişe fikirli soytarılar?
Kendilerini nerede sanıyorlar ki bu dalkavuklar ?

Yine sitemim sanadır arkadaşım, sana dönüyorum.
Sen yoksun diye ortalarda kahroluyorum.
Biliyorum ki ölmedin, nefes alıp veriyorsun.
Peki yatalak değilsen hala ne bekliyorsun ?

Ben daha ölmedim diye Şöyle bir haykır.
Haykır da hayatının laik kelepçesini kır.


ADİL AVAZ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder