KÖROĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KÖROĞLU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2010 Cuma

KÖROĞLU'NUN HUYU

Arabistan çöllerinde gezerken
Orda bana ıras geldi dört gidi..
Biri Arap, biri Acem, biri Rum
Birisi de şol kızılbaş kürt idi.

Biri çıktı tepeye seyran eyledi
Biri bindi kırata cevlan eyledi
Biri soydu beni üryan eyledi
Birisi de ut yerini ört dedi.

Bilmezsiniz Köroğlu'nun huyunu
Şimdi size gösteririm oyunu
Hak yaratmış sizler gibi koyunu
Yemek gerek birer birer kurt gibi...

KÖROĞLU

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Yürün Aslanlarım Savas Edelim

Yürün aslanlarım savaş edelim
Buna kavga derler bey ne paşa ne
Haykırıp haykırıp kelle keselim
Seyreyleyin eli ayağı şaşana

Yürü beyler cenge harbi çalınır
İyi kötü bu meydanda bilinir
Kılıç değer adam iki bölünür
Nusret bizim beyler neci paşa ne

Gürzün kösteğini kola takmalı
Arap atı sağa sola yıkmalı
Kargılar mızraklar birden kalkmalı
Fırsat vermen Arap atlar kaçana

Köroglu der durman edek cengimiz
Bundan belli olsun yiğit hangimiz
Üç saat sürmeli burda hengimiz
Tarih yazın şu dağlara nişane

.

Şair Köroğlu

Yol Verin Dumanlı Dağlar

Yol verin dumanlı dağlar
Aşmaya Ayvaz geliyor
Çağlasın soğuk pınarlar
İçmeye Ayvaz geliyor

Bu dağlarda biten güller
Kokuşu lal eder diller
Dalında cüda bülbüller
Ötüşün Ayvaz geliyor

Bizim yaylanın yiğidi
Belinde gümüş dividi
Yaylanın servi, söğüdü
Gölg'edin Ayvaz geliyor

Bizim yaylalar oluklu
Akar suları balıklı
Al vafalı. mor yelekli
Kız gerek Ayvaz geliyor

Bizim yaylanın uşağı
Belinde Aydın bıçağı
Yaylanın türlü çiçeği
Kokuşun Ayvaz geliyor

Köroğlu der ki tayalar
Ati'imiz hayvan kovalar
Sarptaki yalçın kayalar
Yassılın Ayvaz geliyor

.

Şair Köroğlu

Yiğitler Silkinip Ata Binende

Yiğitler silkinip ata binende
Derelerde boz kurtlara ün olur
Yiğit olan döne döne döğüşür
Kötüler kavgadan kaçar don olur

Yiğit cidasını almış atıyor
Ak elleri kızıl kana batıyor
Bir kötü kavgadan dönmüş kaçıyor
Kaçma kötü kaçma şimdi hun olur

Bir yiğit cidasın' a! mış eline
Başını koymuş da mertlik yoluna
Kalkan parelene zırhlar deline
Kanlı gömlek koç yiğide don olur

Köroğlu çağırır figan, ağıtlar
İman ehli birbirini öğütler
Boydan boya demir donlu yiğitler
Çalar cidasını kahraman olur

.

Şair Köroğlu

Yüce Dağlar Başında

Yüce dağlar başında
Kar bir yana, kış bir yana
Depreşir ağzım içinde
Dil bir yana, diş bir yana

Bahar olur, sular coşar
Yüce dağlardan yol aşar
Bir gün olur ayrı düşer
Leş bir yana, baş bir yana

N'idelim beyler n'idelim
Baş kesip kanlar dökelim
Ayvaz'a imdat gidelim
Üç bir yana, beş bir yana

Bire Beyler, Bire Paşa
Karlı karlı dağlar aşa
Bir gün ola, ayrı düşe
Kıç bir yana, baş bir yana

N'oldu hey sevdiğim n'oldu
Dereler kan ile doldu
Gördün hasmın yeğin oldu
Kaç bir yana, eş bir yana

.

Şair Köroğlu

Yürün Beyler Korkman Gününüz Doğdu

Yürün beyler korkman gününüz doğdu
Alın kaleleri burçları şimdi
Bir savaş edelim Çin Maçin ile
Basın dereleri leşleri şimdi

Köroğlu'm çıkalım dağlar salına
At sürelim mal yemezin malına
Başım koydum arkadaşın yoluna
Başı dost yoluna koyanlardanız

.

Şair Köroğlu

Yiğit Olan Gümbür Gümbür Gürlesin

Yiğit olan gümbür gümbür gürlesin
Yiğidi doğuran ana bin yaşa
Ak gövdede kızıl kanlar şorlasın
Yiğidi doğuran ana bin yaşa

Davlumbazlar yeğde yeğde vuranda
Çarkacılar sallı solu dönende
Eğri kılıç ak gövdeyi bölende
Yiğidi doğuran ana bin yaşa

Gele beyler cenge harbi çalınsın
Çamlıbel askeri ayrı bölünsün
Gece gündüz darbı meydan kurulsun
Yiğidi doğuran ana bin yaşa

Asıl koç yiğitler pusuda saklı
Belleri kılıçlı eli mızraklı
Hep şahin bakışlı arslan sıfatlı
Yürü kan içenler hep binler yaşa

Köroğlu der bugün burda duralım
Sabah olsun darbı meydan kuralım
Akan kandan dolu şarap vuralım
Yürü Deli Hoylu'm sen binler yaşa

.

Şair Köroğlu

Yasladım arkamı dağ ile taşa

Yasladım arkamı dağ ile taşa
Soyguncudur diye çattılar bana
Karşımda düşmanlarım Bey ile Paşa
Bağrım hedef oklar atılır bana

Çardaklı Çamlıya kaçmışım diye
KIZILBAŞ diyorlar içmişim diye
Padişaha savaş açmışım diye
Her adımda tuzak kurulur bana

KÖROĞLU'yum kayaları yararım
Hakkın kılıncıyım Hakkı ararım
Şahtan padişahtan hesap sorarım
Uykudan uyananlar katılır bana

.

Şair Köroğlu

Tan Yeri Atmadan Şafak Sökende

Tan yeri atmadan şafak sökende
Düşmanın üstüne hörelenmeli
Düşman kalkan alıp kılıç çekende
Yiğit on beş yerinden yaralanmalı

Haber aldım ihvanından kulundan
Doyuk olduk akçasından pulundan
Hey ağalar akan kanın alından
Altımızda Kır-At kınalanmalı

Köroğlu'm der Mirza gele Han gele
Ben isterim günde yüz tufan gele
Derelerden oluk oluk kan gele
Sele düşüp gövde kürelenmeli

.

Şair Köroğlu

Siyah Kaküllerin Dökmüş

Siyah kaküllerin dökmüş
Kızıl güllere güllere
Ela gözlerini dikmiş
İnce yollara yollara

Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere

Doldur elinden içeyim
Mest olup serden geçeyim
Seninle bile göçeyim
Uzak illere illere

Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere

Okursun aşkın kitabın
Komadın aşıkın ta'bın
Akıttın çeşmimin abın
Döndü sellere sellere

Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere

Aşıklara vardır meyli
Riyazet çekmişem hayli
Ben Mecnun olam sen Leyli
Düşüp çöllere çöllere

Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere

Köroğlu der budur derdim
Sarardı çehre-i zerdim
Şu benim nihanî derdim
Düştü dillere dillere

Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere

.

Şair Köroğlu

Selam Verdim Selam Almaz

Selam verdim selam almaz
Selamıma salam seni
Akçasız pulsuz aşıkım
Nasıl benim kılam seni

Hubluğuna yok bahane
Gözlerin benzer şahana
Namın çıkmıştır cihana
Bilir cümle alem seni

Nazlım salınır gezersin
Dertli bağrımı ezersin
Beyaz kağıda benzersin
Yazar m'ola kalem seni

Malım yok ki dökem saçam
Hazinem yok ağız açam
Çarem budur alam kaçam
Hep yanımda bulam seni

Yeni bahçenin narısın
Kırmızı gülden arısın
Koç Köroğlu'nun yarısın
Böyle misin bilem seni

.

Şair Köroğlu

.

Seferim Var Gürcistan'a

Seferim var Gürcistan'a
Benim ile göçen gelsin
İnmesin namert meydana
Candan, serden geçen gelsin

İçtiğimiz aslan kanı
Yediğimiz süleymani (1)
Kılıç kabzasından kanı
Şerbet edip içen gelsin

Kulak tut merdin sözüne
İnelim meydan yüzüne
Ecel gömleğin özüne
Kend'eliyle biçen gelsin

Köroğlu bir genç aslandır
...........................
Döğüş bir düğün, bayramdır
Candan, serden geçen gelsin



(1) Süleymani: Bir tür iyi hurma

.

Şair Köroğlu

Sağ Elde Kılınç Ettiğim

Sağ elde kılınç ettiğim
Sol elde kalkan tuttuğum
Kol kola sarılıp yattığım
Şirin Döne yerinde mi

Kılınç deyu bağlandığın
Kalkan deyu kullandığın
Seyreyleyip eğlendiğin
Şirin Döne saçın yoluk

Çamlıbel'in koyağında
Sular akar ayağında
Şirin Döne yanağında
Ürüşen benler yerinde mi

Çamlıbel'in koyağında
Su kesilmiş ayağında
Güzel Döne yanağında
Kibar benler soluk soluk

Küçücükten büyüttüğüm
Saz çalarak uyuttuğum
Mah yüzünü seyrettiğim
Han Ayvaz'ım yerinde mi

Küçücükten büyüttüğün
Ürgüleyip uyuttuğun
Gül yüzünü seyrettiğin
Han Ayvaz'ın boynu buruk

Köroğlu der öğündüğün
Taşlar alıp dövündüğün
Arka verip sığındığın
Koca çamlar yerinde mi

Güdümen der karlı dağlar
Dağda çamlar kara bağlar
Döne söyler Ayvaz ağlar
Ağlaşırlar soluk soluk

.

Şair Köroğlu

Öpül-Koçul

Gel ey nazik beden dilber
Öpül-koçul huzur ile(1)
Ömrümün hasılı dilber
Öpül- koçul huzur ile

Öpülmekten zarar gelmez
Koçulmaktan adam ölmez
Bu güzellik sana kalmaz
Öpül-koçul huzur ile

Öpülmek eski adettir
Koçulmak hup saadettir
Hatır yapmak ibadettir
Öpül-koçul huzur ile

Kara'na yağmadan ağın(2)
Menevşem, solmadan bağın
Güzelsin geçmeden çağın
Öpül-koçul huzur ile

Köroğlu der gamzen oktur
Derdim hiç kimsede yoktur
Koçulmamış dilber yoktur
Öpül koçul huzur ile


(1) Koçmak: Kucaklamak, sarılmak
(2) Bu dizenin anlamı: Kara saçlarına ak düşmeden

.

Şair Köroğlu

Muhanetlik Etmek Değil Karımız

Muhanetlik etmek değil karımız
Şehriyar sözüne uyanlardanız
Meydana girende yoktur korkumuz
Kazaya ırıza diyenlerdeniz

Ödleklerle hoş değildir aramız
Teke tek düşmana varmak töremiz
Muhanete sardırmayız yaramız
Yarayı kendimiz saranlardanız

Bineyidim kır atımın üstüne
Alayıdım hançerimi destime
Gafili varmayız düşman üstüne
Vakta hazır olun diyenlerdeniz

.

Şair Köroğlu

Meydan İçinde

İki koçak bir araya gelende
Görelim ne işler meydan içinde
Kesilir kelleler boşanır kanlar
Yeğin olur leşker, meydan içinde

Oklar uçup gider şahanlar gibi
Mert de aşıp gider aslanlar gibi
Kılıçlar oynaşır ceylanlar gibi
Kesilir ne başlar meydan içinde

Yiğitler çağrışır yaman gün olur
Allah allah derler yüksek ün olur
Cerha cerha döğüşecek hun olur
Hasmın arar koçlar meydan içinde

Köroğlu'yum methim merde, yiğide
Koç yiğit değişmez cengi düğüne
Sere serpe gider düşman önüne
Ölümü karşılar meydan içinde

.

Şair Köroğlu

Mert dayanır namert kaçar

Mert dayanır namert kaçar,
Meydan gümbür gümbürlenir.
Şahlar sahi divan açar,
Divan gümbür gümbürlenir.

Yiğit kendini övende
Toplar menzili döğende
Kılıç kalkana değende
Kalkan gümbür gümbülenir.

Ok atılır kal'asından
Hak saklasın belasından
Köroğlu'nun narasından
Dağlar gümbür gümbürlenir.

.

Şair Köroğlu

Kiziroğlu Mustafa Bey(Köroğlunu Suya Tepe)

Bir atı var Alapaça, peh peh peh
Mecel vermez, Kırat kaça, hey hey hey!
Az kaldı ortamdan biçe
Ağam kim, paşam kim?
Nigâr kim, hanım kim?
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu, Zor Bey’in oğlu.
Bir fendinen geldi geçti, peh peh peh
Hışmı dağı deldi geçti, hey hey hey!
Ağam kim, paşam kim... Nigâr kim, Hanım kim?
Kiziroğlu Mustafa Bey
Bir Bey’in oğlu. Zor Bey’in oğlu…

.

Şair Köroğlu

Kimisi Pınar Başında

Kimisi pınar başında
Kimisi yolun dışında
Al giyen on beş yaşında
İlle mavili mavili

Kimisi dağlarda gezer
Kimisi incisin dizer
Al giyen bağrımı ezer
İlle mavili mavili

Kimisi odun devşirir
Kimisi kahve pişirir
Al giyen aklım şaşırır
İlle mavili mavili

Köroğlu'm der ki n'olacak
Takdir yerini bulacak
Mavilim kaldı alacak
İlle mavili mavili

.

Şair Köroğlu

Kız Perçemli Kıratım

Çamlıbel'e süreyidim yolunu
Altınlardan nalladayım nalını
Üç güzele dokutayım çulunu
Alma gözlü kız perçemli Kıratım

Başını başımdan yukarı tutar
Haykırır köpüğü başından atar
Kaçarsa kurtulur, kovarsa tutar
Alma gözlü kız perçemli Kıratım

.

Şair Köroğlu