Mehmet Atilla MARAŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mehmet Atilla MARAŞ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Eylül 2010 Cuma

ANEY

Bu akşam aklıma yine sen geldin,
Dersi bıraktım, çalışamadım,
Saat bire geliyordu Aney
Yatamadım, uyku gözüme girmedi.
Sen bu saatlerde eskiden
Benim beşiğimi sallardın,
Uykunu harap ederdin benim için
Ağladığım zaman,
Sancılandığım zaman,
Kalkardın; süt verirdin,
Nane kaynatırdın...

Aney!
Canım Aney, kurban Aney,
Hayalin önünde şimdi bir anıt gibi durur
Sen şimdi leğenin başına oturmuş
Hamur yoğuruyorsun,
Yarın ekmek yapacaksın akşama kadar;
Gözlerin tezek dumanından yaşaracak,
Alnında ter, bulgur bulgur kabaracak,
Sıcak bazlamalar yapacaksın,
Ben orada yokum...ağlayacaksın...
Ağlama Aney, ağlama!
Gündür bu nasılsa geçer
İnsan insana tez kavuşur
Ben sizi hiç unutmadım,
Hiç unutmayacağım,
Ben okuyorum Aney, okuyorum
Mühendis olacağım...
Sana yeni yeni “Ayzeler” alacağım
Dedim ya, okuyorum
Mühendis olacağım.

20 Nisan 2010 Salı

ZAL

Zil zal, zil zal...
Yeryüzü gerilince
Diller lal olur. İnsana bir hal.
Sözün ön yüzü beyaz
Arka yüzü gibi
Kırmızı değildir.
Ve deprem
Sarı bir yorgunluktur.
Yüreklerde sızı değildir
Zil zal, zil zal...
Ne yaprak kıpırtısı
Ne rakkase bir dal
Ağaç kabuğundan sıyrılır.
Dört nal koşan atların ayağından
Düşer nal
Yarılır kılcal damarı toprağın
Kırılır fay hatları toprağın birden kırılır
Dehşetli bir andır bu
Alınlarda yazı değildir.
Zil zal, zil zal...
Bu emir gökyüzünden mi inzal
Güneşin tutulması
Yerin sarsılması gibi
Ki her şey tek tek kayda geçer
"Miskale zerretin" zerretin miskal...

MEHMET ATİLLA MARAŞ