Sular aşka gelir, çoşar HAK diye
Başın taşa vurur vurur HÛ çeker.
Rüzgâr dağdan dağa koşar HAK diye
Arada bir durur durur HÛ çeker.
Otlar bile HAK diyerek bitermiş
Yağmur HAK’tan gelir, HAK’ka gidermiş
HAK âşığı âmâ gözlü bir derviş
HAK yolunda yürür yürür HÛ çeker.
a.karakoç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
a.karakoç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Nisan 2010 Cuma
Zıpır Tavrı
Bir evrimci zıpıra sorsanız işte cevap:
Haham ne derse doğru, müftü ne derse yanlış
Allah'a uymak günah, şeytana uymak sevap
Papaz ne yerse doğru, imam ne yerse yanlış..
14.03.2006/Vakit
Abdurrahim Karakoç
Haham ne derse doğru, müftü ne derse yanlış
Allah'a uymak günah, şeytana uymak sevap
Papaz ne yerse doğru, imam ne yerse yanlış..
14.03.2006/Vakit
Abdurrahim Karakoç
Zayıfım Sanma
Ya Allah,deyince yedi zinciri
Kıracak güçtesin, zayıfım sanma.
Fikir koşusunda çok dingişleri
Yoracak güçtesin, zayıfım sanma.
İlmi azık eyle,sabırı silâh;
Gittiğin Hak yoldur,yardımcın Allah;
Kırk geceden sonra kırk milyon sabah
Görecek güçtesin, zayıfım sanma.
Kıracak güçtesin, zayıfım sanma.
Fikir koşusunda çok dingişleri
Yoracak güçtesin, zayıfım sanma.
İlmi azık eyle,sabırı silâh;
Gittiğin Hak yoldur,yardımcın Allah;
Kırk geceden sonra kırk milyon sabah
Görecek güçtesin, zayıfım sanma.
Zavallılar Arkada
Kevser bardakları atıldı raftan
Her şaraba KÜP olanlar ön safta.
İffet timsalleri kovuldu saftan
Her bebeğe TÜP olanlar ön safta.
Kurt revaçta, kuzu düştü gündemden
Yemeklerin tuzu düştü gündemden
Haysiyet, tevazu düştü gündemden
Her şalvara CEP olanlar ön safta.
Her şaraba KÜP olanlar ön safta.
İffet timsalleri kovuldu saftan
Her bebeğe TÜP olanlar ön safta.
Kurt revaçta, kuzu düştü gündemden
Yemeklerin tuzu düştü gündemden
Haysiyet, tevazu düştü gündemden
Her şalvara CEP olanlar ön safta.
Zavallı Milletim
Gâvura benzetildik kanunların zoruyla
Alnımızdan öpüldük on metrelik boruyla
Çalındı tarihimiz, yandı geleceğimiz
Yatıyor-kalkıyoruz her gün aynı soruyla..
01.02.2006/Vakit
.
Abdurrahim Karakoç
Alnımızdan öpüldük on metrelik boruyla
Çalındı tarihimiz, yandı geleceğimiz
Yatıyor-kalkıyoruz her gün aynı soruyla..
01.02.2006/Vakit
.
Abdurrahim Karakoç
Yorulursun
Yorulmam deme gönül mutlaka yorulursun
Ortada seyrederken kenara savrulursun
Zamanın tenceresi, penceresi çok farklı
Temmuz’da buz tutarsın, Ocak’ta kavrulursun..
07.04.2005/Vakit
.
Abdurrahim Karakoç
Ortada seyrederken kenara savrulursun
Zamanın tenceresi, penceresi çok farklı
Temmuz’da buz tutarsın, Ocak’ta kavrulursun..
07.04.2005/Vakit
.
Abdurrahim Karakoç
Yoruldum
Beni dinleyin dostlar, haberiniz yok sizin
Çağlayıp aka aka ırmaklarım yoruldu...
Bedelini ödemek isterken sevginizin
Düşünüp yaza yaza parmaklarım yoruldu.
15.08.2009
.
Abdurrahim Karakoç
Çağlayıp aka aka ırmaklarım yoruldu...
Bedelini ödemek isterken sevginizin
Düşünüp yaza yaza parmaklarım yoruldu.
15.08.2009
.
Abdurrahim Karakoç
Yolların Sonu
Bilir misin hancı, bugüne kadar
Hanından kaç yolcu çıktı bu yola?
Sıladan gurbete giden yolcular
Kaç damla gözyaşı döktü bu yola?
Getirmeden bu yolların sonunu
Kaç yolcu son durak yaptı hanını?
Kaç yolcu bu yolda verdi canını?
Ecel kaç yolcuyu çekti bu yola?
Hanından kaç yolcu çıktı bu yola?
Sıladan gurbete giden yolcular
Kaç damla gözyaşı döktü bu yola?
Getirmeden bu yolların sonunu
Kaç yolcu son durak yaptı hanını?
Kaç yolcu bu yolda verdi canını?
Ecel kaç yolcuyu çekti bu yola?
Yoldaki Kutlu Gün
Gün gelecek
Güneşin doğup battığı mekanlarda
Ve küfrün çığlık attığı mekanlarda
Bizim türkülerimiz okunacak.
Gün gelecek
Tomurcuklar taşacak kılıfından
Ve kılıçlar sıyrılacak kınından
Edepsizler edebini takınacak.
Güneşin doğup battığı mekanlarda
Ve küfrün çığlık attığı mekanlarda
Bizim türkülerimiz okunacak.
Gün gelecek
Tomurcuklar taşacak kılıfından
Ve kılıçlar sıyrılacak kınından
Edepsizler edebini takınacak.
Yolculuk
Aylar tepe, yıllar dağ zincirleri
Zirveler aşarsın haberin olmaz.
Dur-durak bilmeden doğuştan beri
Mezara koşarsın haberin olmaz.
Emanete 'benim' diye bakarsın
Boş kalınca suya kazık çakarsın
Sırat köprüsünde yatar kalkarsın
Ateşe düşersin haberin olmaz.
Zirveler aşarsın haberin olmaz.
Dur-durak bilmeden doğuştan beri
Mezara koşarsın haberin olmaz.
Emanete 'benim' diye bakarsın
Boş kalınca suya kazık çakarsın
Sırat köprüsünde yatar kalkarsın
Ateşe düşersin haberin olmaz.
Yol
Hayat kapısından tek tek
Her giriş ecele doğru.
Toprakta sürünür bebek
Her karış ecele doğru.
İster yürü, ister bekle
İster çıkart, ister ekle
'Geç kaldım' diye gam çekme
Her varış ecele doğru.
Her giriş ecele doğru.
Toprakta sürünür bebek
Her karış ecele doğru.
İster yürü, ister bekle
İster çıkart, ister ekle
'Geç kaldım' diye gam çekme
Her varış ecele doğru.
Yeter ki Gel
Üzülme her hafta gelemem diye
Haftada olmazsa ayda gel canım.
Üç yüz altmış beş'i böl on iki'ye
Sırala otuz'u say da gel canım.
Bekletme geciken müddet ziyandır
Güzele kin,öfke,hiddet ziyandır
Varsa gurur,kibir,şiddet ziyandır
Onları orada koy da gel canım.
Haftada olmazsa ayda gel canım.
Üç yüz altmış beş'i böl on iki'ye
Sırala otuz'u say da gel canım.
Bekletme geciken müddet ziyandır
Güzele kin,öfke,hiddet ziyandır
Varsa gurur,kibir,şiddet ziyandır
Onları orada koy da gel canım.
Yerli yerinde
Hangi yağmur dağları silip-süpürüp gitmiş
Hangi ölü sağları silip-süpürüp gitmiş
Asırlar diz mi çöker ayların eteğine
Hangi gün var çağları silip-süpürüp gitmiş.
14.06.2007/Vakit
Abdurrahim Karakoç
Hangi ölü sağları silip-süpürüp gitmiş
Asırlar diz mi çöker ayların eteğine
Hangi gün var çağları silip-süpürüp gitmiş.
14.06.2007/Vakit
Abdurrahim Karakoç
Yemin
Canım sağ oldukça rahmetli babam
Susarsam, hakkını helâl etmesin.
Ak sütün emziren ihtiyar anam,
Susarsam, hakkını helâl etmesin.
Yerindedir daha aklım, iradem
Ve işte yeminim, işte ifadem!
İlk insan, ilk nebi Hazreti Âdem,
Susarsam, hakkını helâl etmesin.
Susarsam, hakkını helâl etmesin.
Ak sütün emziren ihtiyar anam,
Susarsam, hakkını helâl etmesin.
Yerindedir daha aklım, iradem
Ve işte yeminim, işte ifadem!
İlk insan, ilk nebi Hazreti Âdem,
Susarsam, hakkını helâl etmesin.
Şair ve Şiir
Nerde bir yangın çıksa şair yanar içinde
Nerde çiçekler açsa bir şair var içinde
Hiçbir yapı-kapı yok şiirin girmediği
Şiirin tohumları yeşerir kar içinde.
24 Aralık 2004/Vakit
.
Abdurrahim Karakoç
Nerde çiçekler açsa bir şair var içinde
Hiçbir yapı-kapı yok şiirin girmediği
Şiirin tohumları yeşerir kar içinde.
24 Aralık 2004/Vakit
.
Abdurrahim Karakoç
Susar Kâinat
Adlî İlâhî’den sual eylesem
Kapanır dudaklar, susar, söylemez..
Acep hangi meyve helâldir desem
Sararır yapraklar, susar, söylemez..
Munis bir merakım, mağrur bir merak
Tohum bir merakım, yağmur bir merak
Maden bir merakım, çamur bir merak
Utanır topraklar, susar, söylemez..
Kapanır dudaklar, susar, söylemez..
Acep hangi meyve helâldir desem
Sararır yapraklar, susar, söylemez..
Munis bir merakım, mağrur bir merak
Tohum bir merakım, yağmur bir merak
Maden bir merakım, çamur bir merak
Utanır topraklar, susar, söylemez..
Suların Hikâyesi
Belemişler kaplara, uyutmuşlar suları
Ve sermişler iplere, kurutmuşlar suları..
Dalmışlar eğlencenin fikirsiz oyununa
Ya toprakta, ya gökte unutmuşlar suları.
Suları Islatamadım(sh.27)
.
Abdurrahim Karakoç
Ve sermişler iplere, kurutmuşlar suları..
Dalmışlar eğlencenin fikirsiz oyununa
Ya toprakta, ya gökte unutmuşlar suları.
Suları Islatamadım(sh.27)
.
Abdurrahim Karakoç
Suları Islatamadım
Savaştayım elli yıldır
Ömrüm geçti boşalt, doldur
Anlamadım bu ne hâldir
Birgün silah çatamadım
Suları ıslatamadım.
Ekin ektim başak yılan
Kuşandığım kuşak yılan
Yorgan akrep, döşek yılan
Birgün rahat yatamadım
Suları ıslatamadım.
Ömrüm geçti boşalt, doldur
Anlamadım bu ne hâldir
Birgün silah çatamadım
Suları ıslatamadım.
Ekin ektim başak yılan
Kuşandığım kuşak yılan
Yorgan akrep, döşek yılan
Birgün rahat yatamadım
Suları ıslatamadım.
Soylu Bir Destan 12 Şubat
(Kahramanmaraş'ın Kurtuluş Destanı)
Bir güvercin uçar akça kanatlı
Barıştan savaşa selâm götürür.
Yollardan yel gibi geçer bir atlı
Afyon'dan Maraş'a selâm götürür.
Bir On iki Şubat, bir yıldan büyük
Kalmadı çok şükür ne zincir, ne yük
Berit'ten Ilgaz'a bir alageyik
Seker taştan taşa,selâm götürür.
Bir güvercin uçar akça kanatlı
Barıştan savaşa selâm götürür.
Yollardan yel gibi geçer bir atlı
Afyon'dan Maraş'a selâm götürür.
Bir On iki Şubat, bir yıldan büyük
Kalmadı çok şükür ne zincir, ne yük
Berit'ten Ilgaz'a bir alageyik
Seker taştan taşa,selâm götürür.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)