19 Nisan 2010 Pazartesi

Aztek Yılı Biterken

Ahmatova'ya

Birak, gelsin: isik, ses, temas:
Sen sis nedir bilir misin?
Avlandigim issiz aksamlar,
kipirtisiz binlerce yaprak
ve erketede bekleyen rüzgar
hatirliyorum herseyi bir
bir unutuyorum herseyi:
Bu gam, bu dövme, Ave Maria
ve kuslarin toparlanma çagi:
Günes batarken basini kaldirip
kisik gözleriyle gökyüzünü delen
kadindan kalmis bir bakis
hizla akiyor içimden.

Karanligin sonuna gittim ben.
Orada pencereler dilsiz
kapilar sürgülüyken bagirdim:
Yanki dönup geldi ve vurdu
yüzüme: Çöktüysem, tortu, dibime
kimse sallanmasin artik.

.

Enis Batur

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder