5 Mayıs 2010 Çarşamba

Akçaburgazlı Yektanın Mahkeme Kararını Aldığında Söylediği Mezmurdur

Once onlarin yaninda cok iyi yuz gordum
Beni kapidan karsilayip agirlarlardi
Sofralarina konuk ederlerdi
Onlar iki kisiydi ben birdim
Bana elmadan sikilmis soguk sular sunarlardi. Kapilarini kapim bellemistim. Evlerinde oturacak yerim vardi.
Once onlarin yaninda cok iyi yuz gordum.
Evleri gurultulu sehirden iki bin ayak uzaktaydi.
Tahtadan yapilmisti.
Beni kapidan alirlardi, -hosgeldin- derlerdi, onlari sevindirirdim.
Birlikte yasiyorlardi, cocuksuzdular.
Birinin adi Gulbeyazdi, o kadindi, oburunun adi sinan'di, o erkekti.


Ben otuzunda Yekta'ydim,
Akcaburgaz'liyim, oradan geldim,
Herkes bir yerlidir cunku, Ben, Yekta bunu pek hos buluyordum.

Sonra az isikli odalarina cikardik. Bana yeniden -hosgeldin Yekta, bizi sevindirdin senin yaninda bircok seylerihatirliyorz derlerdi. Serin ortulu minderlere oturmak icin ayakta dururduk. Beklerdik. Perdeleri beyaz nakisli olurdu. Halilari butun odanin dosemesini usulca mor mor orterdi. Patlican ornekleri ve turuncu gunesler vardi ustunde.
Birden hepimizin aklina o denizler gelirdi ayakta durmayi istemezdik. Serin ortulu minderlere otururduk.
Bana serin ortulu minderlerimizin ustune otur derlerdi.
Bana elmadan sikilmis soguk sular sunarlardi. Evlerinde oturacak yerim vardi.
Tutun sunarlardi.
Bir dinlenme zamani kadar birbirimizi duyardik. Alismak icin zorluk cekmezdik. Cunku karsit yerlerimiz kalmamisti bilirdik. Girintilerimiz cikintilarimiz uygundu. Sussakta ses cikarmazdik.
Karanlik her yere girerdi. Cunku her yerde gece olur. Ben, Yekta bunu pek hos buluyordum.
Karanlik serin ortuleri sarmalayan az isikliligi altedemezdi. Cunku biz oyle bellemistik. Hali da az isikli kalirdi, onun gunesleri patlicanlari da, minderlerin serinligide. Az isik, bizim, yani onlarin ve benim, Yekta'nin, kactigimiz yer degildi. Birbirimizin isiktan kaciracak yerlerimiz yoktu. Az isikta da cok isikta da degismedik hep tipki kalirdik.
Orda bulusmayi severdik yalniz.
Sari bir kuslari vardi.
Adina kanarya derlerdi. Kucuk bir kafeste odayi doldururdu.
'Ama ben onlarin olumlu yanilgan insan gecen ve bir daha geri gelmeyen bir ruzgar olduklarini unuttum'
Cunku unutmak bana goreydi.
Cunku ben de olumluydum. Ben Yekta, bunu pek hos buluyordum.
Bunu unutmak degildi, icinde olmakti onun.
Onceleri daha iyimiydi bilmiyorum.
Gidip geldigim duruldugum koyu geceler vardi. Yikik degildim.
Yikilip yeniden kurulmamistim ama, yikik degildim.

Gaz lambalari yakardik,
Ensiz calgilar calardik geceye.
Tekligimiz ayisiginda bogulur giderdi
Teker teker ucer kisi olurduk. Oyle de iyiydi.
Ben ona, Gulbeyaz kadina eski yalnizligimi soylerdim
Ben soyledikce eskirdi
Uzaklasirdi
Onunla. Gulbeyazla bakisir isinirdik.
Sonra yanilgan insanligim basladi.
Birinde dort gece dort gunduz orada, evde kaldim.
Uc gece dort gunduz sinanin yataginda kaldim.
Gulbeyazla allahin emri olduk.
Ne o beni kandirmisti,
Ne ben onu bastan cikarmistim. Ikimizde bildiklerimizin otesine, bulduklarimizin ustune cikmak istemistik. Bir noksanligi vardi saniyorduk butun olanlarin belki. Ama aslinda butunluklerimize bahaneydik. Sinan uzaktaydi. Sinan cemberimizin disindaydi. Sonra ne bulduk.
Suregeldik kutsal gibi,
Kesildikce kirli, utandirici
Ama utancindan kacmayi biliyorduk
Kutsal gibiligi uc gece dort gunduz kurtlar gibi bizi kovaladi
sonunda oyle bulduk
Utandiriciligi obur insanlardan degildi.
Karsilastirmadan degildi
Birdenbire kendi boslugundandi
Gelip gecen avutuculugundandi. Beklemesi vardi.
Kanaryayi gormek ayaklarimizi dolastiriyordu
Minderler serin degildi artik. Ben, Yekta, bunu pek hos bulmuyordum.
Ama dorduncu gecenin yalniz sabahinda yine,
O, Gulbeyaz
Benim ilk aklima gelendi
O kiyidaki denizlerin mavisiydi artik
Once ve birden degisen daglar oldu
Istemek ve vermek baslamisti cunku
Alamamak baslamisti cunku
Gitgide duzelirdi biliyorduk
Bunu bekliyorduk
Yeni yeni yerler bulmustuk birbirimizde
Onunla, yani, Gulbeyazla ben
Kaybettigimizi bir zaman unuttururdu
Bir zaman yerine yenilerini koyardi
Artik cok isiktan kaciyorduk. Gizleyecek yerlerimiz olmustu birbirimizden. Hem ikimizin ondan, yani Sinan'dan, hem birnbirimizden.
Yine bir eksikligimiz tamamlanmisti galiba. Iyice secemiyorduk ama, anliyorduk. Uzun yaz gecelerinin durgunlugunu, genis yapraklarinin salintisiyla tamamlayan gizli bitkiler gibiydik.KAcmamiz telasli degil sevindiriciydi once. Ben o zaman tanrinin benim yapima kattigi tatlarin bende otedenberi durmakta oldugunu daha otelere kadarda durmakta suregidecegini farkettim. Bu beni kendi yanimda yuceltiyordu. Gulbeyaz benim topragimi isleyen kazmaydi. Gunah olamazdi yaptigimiz. Ben onun celigine goreydim ancak. Biz herseye inanmistik her bizi inandiriyordu ama, O'nun, Gulbeyazin yanina artik,
Serin minderlerde oturmaya gitmiyordum.
Aksamustleri yakici kirlardan serin suvata inen kir hayvanlari gibi gidiyordum.
Kapilari benim cesmemdi.
Ekmegimi edindigim ocakti.
Bir bu benim dengemi sarsiyordu
Beni ates sicaginda kavuruyordu.
Suvata inen yanik kir hayvanlari gibi gitmemeliydim
Kapisi ekmegimi edindigim ocak olmamaliydi
Benim bu kavurgan sanilarim belki gizledigimizdendi
Inandigimi kurtarmaliydim.
Beni ekleyip butunleyen,
Bu duyguyu -kurtulursa eger bu gucluluktu-
Ari duru etmeliydim, temizlemeliydim
Once onlarin yaninda cok iyi yuz gordum
Beni elimden tutar belliyordum
Ona, Sinan'a-bizi kov- dedim
Onun kovdugu bizi odeyecekti
Onun gozunde kovulmus olacaktik ama, biz kendimizi kutsanmis belleyecektik
O sinan bizi kovmadi.
Insanlarin adaletini yani ocu aramaya basvurdu.
Bizi yakaladilar
Yani Gulbeyazi ve beni, Beni. Akcaburgaz'li Yekta'yi, otuzunda.
Yargiclarin katina diktiler umudum nerdedir
Bizim inanarak ettigimizi yerler caldilar, ululugu nerdedir.
Biz onu bulmustuk tukurduler
Bizi kirlettiler, yaziklar oldu bize.
Benim donumu ve Gulbeyazin donunu
Ve yattigimiz yatagin ortusunu
Yureksiz kisiler gosterip onlari guldurduler
Halbuki biz o ortulerde yatarken aklimiz en ulu yerlerdeydi gucumuz
Biz o zaman yaptiklarimizin gunahini degil yeceligini biliyorduk. Bu iki gucun bir yeniye varmasi bir yeni yaratmasiydi. Bu ciftlesme degil teklesmeydi. Teklesmenin bir yonuydu. Yazik bize. Herkesin bir gun aglayabilecegi herkesin varamadigi cin kutsalligini bulamadigi bir yere goturup yureksizleri guldurduler, bizi alcaltip aglattilar. Yazik bize.
Olsun yaptilar simdi kime siginalim.
O yikinti bizimle artik.
Yeniden kursak korkariz
Bu yikinti toz duman. Donumuzu gosterdiler.
Yazik simdi nereyi tutalim.
Hangi yolu belleyip oraya duselim.

Onceleri onlarin yaninda cok iyi yuz gorurdum
Bana elmadan sikilmis sular sunarlardi
Serin minderleri vardi. Ben Akcaburgaz'li Yekta, cahil, cocuksuz, bunlari pek hos bulurdum.
Yanilmadim pisman degilim bu da vardi....

.

Turgut Uyar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder